ÖTV indirimine şüpheci bakış
Hükümet desteği ile otomobil ve motosikletlere uygulanan ÖTV indiriminin, halihazırda otomobil sahibi olan tüketicinin ilgisini çekmediği de ortaya çıkmış. Otomobil sahibi olan bu kesimin yüzde 72’si sahip oldukları otomobili değiştirmeyi düşünmediğini söylüyor. Diğer yandan, otomobil satın almaya yönelik bir talebin olduğu da gözlerden kaçmıyor. Tüketicilerin yaklaşık dörtte birlik kısmı, önümüzdeki günlerde yeni bir otomobil almaya sıcak bakıyor. Bu eğilimde olanlar ÖTV indiriminin bir süre için önemli bir etken olduğu söylüyor. Tüketicilerin yüzde 60’ı ekonomik krizde otomobil üreticilerinin hükümetten yardım almalarını makul karşılıyor. Diğer yandan yaş yükseldikçe bu değerlendirmenin düştüğü de gözlemleniyor. Daha üst yaş grubu hükümetin otomobil firmalarına yardım yapması konusunda daha şüpheci bir duruş sergiledikleri ortaya çıkmış. İkinci el otomobil almayı düşünenler ise, bu tercihlerini yetkili bayiden garantili veya sertifikalı modellerden yana kullanacaklarını gösteriyor. Bu da tüketicinin artık açık oto pazarları yerine, uzman raporu olan seceresi belli otomobilleri tercih ederek bilinçlendiğini ortaya koyuyor.
Otomobil kullananların, araçlarını ya ’ayaklarını yerden kesen bir taşıt’ ya da ’statü sembolü’ olarak görenler diye ikiye ayrıldığı söylenir. Yapılan araştırmanın sonucu da bunu kanıtlar nitelikte. Çünkü tüketicilere otomobilin kendileri için ne ifade ettiği sorulduğunda, "hayatı kolaylaştıran bir araç" olarak tanımlanıyor. Ancak özellikle gençler ve erkekler için otomobilin duygusal bir anlamı da var. Gençler, otomobil sahibi olmanın rahatlıktan öte kendilerini iyi hissettirdiğini söylüyorlar. Araştırmaya katılanlar her ne kadar yollarda çok fazla otomobil olmasından rahatsız olsalar da, otomobillerin gerekliliğine de inanıyor. Tüketicilerin yüzde 43’ü özel otomobil yerine yürüyüş, bisiklet, toplu taşıma gibi alternatifleri kullanmak isteseler de üşendikleri için otomobilden vazgeçemediklerini belirtiyorlar. Türkiye’nin üç büyük şehrinde yaşanan trafik sorununun önüne geçebilmek için, hükümetin otomobil fiyatlarını arttırmasını bir çözüm olarak görmeyen Türk halkı, toplu taşımaya ya da kısa mesafelere bisiklet veya yürüyerek gitmeye yönlendirmenin bu yolla yapılamayacağını düşünüyor. Dikkat çeken diğer nokta da yüzde 60’lık bir kesimin, otomobil kullanmanın bu konuda yapılan bütün masraflara değdiğini düşünüyor olması. Yani tüketici, toplu taşımada yaşanan sıkıntılar nedeniyle otomobille seyahat etme isteğini lüks değil ihtiyaç olarak görüyor.
Çevreci hayalleri süslüyor
Araştırmada, tüketicilerin hayallerinde nasıl bir otomobil yattığı sorulduğunda da çok enteresan bir sonuca ulaşılmış. Araştırmaya katılanların dörtte biri "herkesin aklını başından alacak bir otomobilleri olsun" istiyor. Bu oran gençlerde ise üçte bire yükseliyor. Yapılan araştırma genel olarak tüketicilerin hız yapmaya çok pozitif bakmadıklarını da ortaya koyuyor. Fakat hız yapmayı severim diyenlerin oranı gençlerde yüzde 37’yken; üst gelir gruplarında bu değer yüzde 33’e düşüyor. Paranın hiçbir önemi olmadığını varsaydıklarında, tüketicilerin yüzde 48’i hayallerindeki otomobil yerine çevre dostu bir otomobili tercih edeceklerini belirtiyor. Yüzde 16’sı ise hayallerindeki otomobilin zaten çevre dostu olacağını düşünüyor.
3 büyük ilde her iki evden birinde artık otomobil var
Yaşanan ekonomik kriz nedeni ile hayat standardını yeniden belirlemek zorunda kalan Türk tüketicisi, bu dönemde toplu ulaşım ve otomobiller konusunda oldukça farklı görüşler ortaya koyuyor. Synovate firmasının üç büyük ilde yaptığı araştırmaya göre, bu şehirlerdeki evlerin yarısında en az bir otomobil bulunuyor. Ayrıca hükümet desteği ile otomobil ve motosikletlere uygulanan ÖTV indiriminin, halihazırda otomobil sahibi olan tüketicinin ilgisini çekmediği ortaya çıkmış. Diğer bir yandan tüketici, toplu taşımada yaşanan sıkıntılar nedeniyle otomobille seyahat etme isteğini lüks değil ihtiyaç olduğunu düşünüyor.
Aslan BATUR